24 Mart 2009 Salı

Tarhan Erdem, yerel seçim anketi sonuçlarını açıkladı

http://www.haber3.com/images/news/102963.jpg22 Temmuz genel seçimi öncesi açıkladığı anket sonuçlarıyla “AK Parti gümbür gümbür geliyor” diyen ve son 2 seçimi doğru tahmin eden Tarhan Erdem’den yerel seçimler için bomba gibi bir araştırma.

Üst üste iki seçimi de en doğru tahmin eden Tarhan Erdem’den yerel seçim öngörüleri… Tarhan Erdem, TEMPO DERGİSİ’nin son sayısında yerel seçimlere yönelik önemli açıklamalarda bulundu.

UFUKTA AKP VAR AMA..

Türkiye geneline AKP hâkim. Ama AKP’nin genel seçimlerde Güneydoğu ve Doğu Anadolu’da aldığı oy düşecek. 22 Temmuz’daki tablo bozulacak. DTP’nin Güneydoğu’daki oylarında bariz bir çoğalma olacak. Bu yerel seçim öngörüsü Tarhan Erdem’e ait. Erdem, “Yerel seçimlerde Kürtlerin kulakları, Başbakan’ın söyleyeceklerine eskisi kadar açık olmayacak” diyor

22 TEMMUZ’UN KAZANANI

22 Temmuz seçiminin Adalet ve Kalkınma Partisi’nden (AKP) başka bir galibi daha vardı; Tarhan Erdem. Seçimden önce Erdem’in şirketi Konda’nın araştırmasında ‘AKP’nin gümbür gümbür’ geleceği ortaya koyulunca itiraz edenler oldu. Ancak sonuç şöyleydi: “Hepimiz uzaylıyız.” Yüzde 47 ile iktidara oturan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “Hedefimiz yerel seçimler” dedi. Üzerinden 14 ay geçti. Partiler yerel seçim hazırlıklarını harlı bir ateşe aldı. Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) eski genel sekreteri, araştırmacı ve Radikal gazetesi köşe yazarı Tarhan Erdem ile siyasi müneccimlik yapmadan, geçmişteki araştırmaları kulağa küpe yaparak, yerel seçimin karnesini konuştuk.

Yerel seçimlerde, seçmenin oy inisiyatifini en çok ne belirler?

Adayın partisinin yanında iki önemli etken vardır. Biri, belediye başkanı adayının kişiliği, deneyimi yani niteliği; yanlış aday seçimi, partisinin oyunu etkiler. İkinci etken, belediye seçimlerinde iktidar partisinin sahip olduğu avantajdır. Özellikle küçük yerlerde halk genellikle, “İktidarın adayını seçelim” der.

O halde bu mantıkla, yerel seçimlerde ufukta AKP mi var yine?

14 ay önce yüzde 47 ile iktidara gelmiş bir partinin, yerel seçimlerde yüzde 50’nin üzerinde oy alması sürpriz sayılmamalı. Dolayısıyla 29 Mart akşamı, sayısı 2 bin 400 civarında olan belediye başkanlığının önemli kısmını AKP’li adayların kazanmasına hazırlıklı olmalıyız. Fakat burada önemli bir ‘ama’ var.

AKP’NİN GÜNEYDOĞU’DA OYU DÜŞECEK

Nedir o?
AKP’nin genel seçimlerde Güneydoğu ve Doğu Anadolu’da aldığı oy düşecek. Yani 22 Temmuz’daki tablo bozulacak. Demokratik Toplum Partisi’nin (DTP), yani bağımsızların Güneydoğu’daki oylarında bariz bir çoğalma olacak. Kürtler açısından mesele net: AKP, bölgede 22 Temmuz’da aldığı oranlardan düşük oranda oy almalıdır. Tabii DTP’nin Anayasa Mahkemesi’nce kapatılması bu beklentiyi değiştirebilir.

Şimdi, “Tarhan Erdem, bu kez de Kürtler için mi araştırma yapmış?” diyenler olacak.
Bu tahmini bir araştırmaya dayanarak söylemiyorum. Siyasi müneccimlik de yapmıyorum. Ancak görünen köy, kılavuz da istemiyor. Bölgeye gidip havayı kokladığınız zaman bunu anlıyorsunuz.

KÜRTLER AKP’YE GÜLE GÜLE DİYECEK

22 Temmuz’da Erdoğan’a evlerini açan Kürtler, neden AKP’ye, “Güle güle” diyecek?
Kürtler, 22 Temmuz’da Erdoğan’a tam olarak, “Haydi gel, evimize gir” demedi. Olan şuydu: Baraj nedeniyle, DTP parti olarak seçime girmedi, bağımsız adaylarla Meclis’e girmeyi denedi. Yalnız bağımsızların nereden kaç milletvekili kazanacağını hesaplayarak aday göstermenin riski vardı; bu teknik nedenle, bağımsızlar dışındaki partiler için kendiliğinden yer ayrılmış oldu. Bu teknik durumla, Başbakan’ın çıkışlarının Kürtler üzerinde yarattığı olumlu hava birleşti. Kürtler, ‘bir şey’lerin değişeceğini umutla beklediler. “Bu adamı deneyelim. Biraz daha sabredelim” dediler ve Erdoğan’a oy verdiler. AKP ne yaptı? Sadece Nâzım Ekren’i gönderdi bölgeye; doğru bir adımdı, ama yeterli değildi. Söylemekten dilimizde tüy biten işler yine yapılmadı.

Şu nakarat mı? “İdari reform, ekonomik iyileşme ve eğitim.”
Nakarat değil, şarkının aslı.

Kürt sorununun geldiği nokta, yerel seçimlerde ortaya çıkar mı?
Kürt sorunu, TBMM’nin meselesidir. Benim Kürt sorunu ya da “Kapana sıkışanlar” dediğim konu, Türkler ile birlikte Türkiye’de yaşamak isteyen insanların meselesidir. Konu şudur: Ben federasyon veya başka şeyler isteyenlerle meşgul değilim. Birlikte yaşamaya kararlı olan, birlikte yaşamaya kararlı olduğumuz insanları düşünmeliyiz. Eğer bu sorunu çözmezsek, bizimle birlikte yaşamak isteyenlerin sayısını azaltırız, yıllardan beri yaptığımız budur. Gelelim sorunuza, Doğu’da ve Güneydoğu’da DTP veya bağımsızların, AKP’yi 22 Temmuz performansının altına çekebilmesi ile ortaya çıkan resim şu olacak: Kürtler AKP’ye, “DTP’nin kapatılmasına iktidar partisi olarak hiçbir şey söylemediniz, ama kendinizle ilgili olduğunda dünyayı yerinden kaldırdınız. Sen, kendine demokratsın, benim partimin hakkını niye savunmadın?” diyecektir.

AKP BAYDEMİR’LE BİLE DİYARBAKIR’I ALAMAZ

Bir varsayım: Osman Baydemir, AKP’nin adayı olsa?
Seçimi kazanamaz. Çünkü orada sadece Baydemir’in kişiliğine oy verilmiyor; açıkça “Ben Kürt’üm” diyen siyaseti taşıyan insana oy veriliyor. Bakınız, Cumhuriyet tarihinde TBMM’de aslen Kürt olan milletvekili sayısı genelde halk içindeki Kürt oranından daha fazla olmuştur. Ama bu, Kürtlerin temsil edildiği manasına gelmez.

Ne anlama gelir?
Her kapı açıktır, ama “Ben Kürt’üm” diye siyaset yapanlara değildir.

Ama tam burada hatırlatmak gerek: Erdoğan da Kürtlerin kalplerinin kapısını, “Ben de sizdenim” diyerek aralamıştı.
Evet. Kürtler de Erdoğan’a o nedenle oy verdi. Ama Kürt seçmenin kulaklarının şimdi, Erdoğan’ın söyleyeceklerine eskisi kadar açık olduğunu sanmıyorum.

Sayın Başbakan şimdi size, “Daha ortada seçim sonucu yok. Doğmamış çocuğa don biçiyorlar” derse?
Başbakan özgürlükleri Almanya’da başka, Türkiye’de başka tanımlayacak değil ya! Erdoğan’ın Almanya’da yaşayan Türkler için istediklerini, Türkiye’deki Kürtlere vermediği için oyu düşecek. Fakat şu da var: Eğer bölgedeki belediye başkanı ve belediye meclisi adaylarını ‘doğru’ seçerse, AKP’nin Doğu ve Güneydoğu’daki oy oranının en azından trajik bir biçimde düşmesini önleyebilir.

DİNİN ETKİSİ AZALACAK

Doğu bölgelerinde dini refleksleri ‘daha hızlı’ adaylar, AKP için ‘doğru’ olur mu?
Kürtlerin arasında Şafi ve Aleviler de var. O nedenle AKP, Kürtlerin kapısını çalarken, mezhebe değinmeden, “Hepimiz Müslüman’ız, ayrımız gayrımız yok” diyerek politika geliştiriyor. Oysa ben, önümüzdeki yerel seçimlerde bu politikanın fazla etkin olmasını beklemiyorum. DTP ‘yanlış isimleri’ aday gösterir, AKP ‘doğru Kürt’ adaylar çıkarırsa, o etkili olabilir.

İZMİR YİNE CHP’NİN

Yerel seçimlerden bahsediyoruz. Milliyetçi Halk Partisi’nin (MHP) ya da CHP’nin adını anmadık daha. MHP ve CHP görünmez mi olacak?

Bu konuları konuşurken, bütün ülkede geçen seçimlerden sonra belirgin biçimde artan kutuplaşmanın etkilerini göz ardı etmemeliyiz. Örneğin İzmir bunun bariz biçimde görüldüğü yerlerden biridir. CHP’li başkanın başarısı, kutuplaşmanın desteğiyle birleşerek, İzmir’de CHP’yi açık ara kazandıracaktır. Eğer CHP çok büyük bir hata yapmazsa, İzmir’i alır, AKP’nin İzmir’i alma ihtimali çok az.

TOPBAŞ YENİLMEZ

İsterseniz spekülasyon yapalım; MHP, az farkı kapatıp iktidardan Osmaniye Belediye Başkanlığı’nı alabilir mi?
Bilmiyorum. Mustafa Sarıgül, Demokratik Sol Parti’den (DSP) aday olursa, Şişli’de kalır. Kadir Topbaş’ın yenilmesi çok zor! Bunların dışındakiler gözü kara kumarcılık olur.

Ancak Doğu ve Güneydoğu dışında, 29 Mart akşamı, son günlerde “AKP’nin oyu çok düşecek” diyenler korkarım üzüleceklerdir. AKP, son aylarda yaptığından çok daha fazla hata yaparsa başka tabii. Unutmayalım, daha altı ay var, seçmenimizin eğilimleri lider hatalarının da yardımıyla, önümüzdeki altı ayda değişebilir.



Yerel Seçim 2009

IPSOS-KMG Habertürk İstanbul Yerel Seçim Anketi

Yerel seçimlerin sonucu en çok merak edilen kenti olan İstanbul’da son durumu IPSOS-KMG, HABERTÜRK için araştırdı.İstanbul yerel seçim anket sonuçları.

http://www.haberturk.com/galeriler/135994/4_k.jpg

http://www.haberturk.com/galeriler/135994/5_k.jpg

http://www.haberturk.com/galeriler/135994/6_k.jpg



Yerel Seçim 2009

22 Mart 2009 Pazar

Büyükerşen'in büyük ihale vurgunu

http://image.haber7.com/haber/haber7/photos/667720081218085022287.jpg
Büyükerşen'in Eskişehir'e başkan seçildikten sonra bir çok işi ihalesiz olarak kendi şirketine verdiği ortaya çıktı. Büyükerşen kızını ve damadını da ihya etmiş. Fatura hilesini dalgınlık ele verdi.

Eskişehir Belediye Başkanı Büyükerşen, belediyenin tiyatrosunda "dekor realizasyonu" yapan Gerbay Elektronik Reklam Şirketi'nin ortağı. Büyükerşen'in ayrıca belediyenin işlerini ihalesiz kızı ve damadının ortak olduğu şirketlere verdiği belirlendi.

Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen'in belediyenin tiyatrosunda "dekor realizasyonu" yapan Nesrullah Mermer ile ortak olduğu ortaya çıktı. Gerbay Elektronik Reklam Şirketi'nin üç ortağı arasında yer alan Yılmaz Büyükerşen, Nesrullah Mermer ve Ahmet Durmaz'ın, Eskişehir Belediyesi'ne hülle yoluyla iş yaptıkları ve bunu çok sayıda taşeron firma üzerinden gerçekleştirdikleri tespit edildi. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi'nin işlerini ihale yapılmadan alan Gerbay Elektronik işi yaparken, Eser Ofset üzerinden faturalama yoluna gidildiği belgeleri ile ispatlandı.

YASAYA KARŞI HÜLLLE

Eser Ofset, yapılan işlerin faturasını belediyeye keserken, Büyükerşen'in büyük ortağı olduğu Gerbay Elektronik de Eser Ofset'e fatura kesti. Yasal engelleri hülle yolu ile aşmaya çalışan Büyükerşen'in bir unutkanlığı usulsüzlüklerin ortaya çıkmasını sağladı. Eser Ofset'ten belediyeye kesilen faturalar ile Gerbay Elektronik'in Eser Ofset'e kestiği faturaların üzerinde virgilüne dahi dokunulmadan aynı gerekçelerin yazıldığı görüldü. Faturalardaki bir başka ilginç nokta ise yapılan işlerin piyasa fiyatının 4-5 katı fiyata yapılması oldu.

KAFA KARIŞTIRAN İLİŞKİLER

Eskişehir Belediyesi'nde ilginç işlere ve ortaklıklara imza atılıyor. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları'nda "Dekor Realizasyon"u yapan Nesrullah Mermer, patronu konumunda bulunan Belediye Başkanı Büyükerşen ile ortak. Büyükerşen'in yakın arkadaşı Ahmet Durmaz'ın üçüncü ortak olarak bulunduğu Gerbay Elektronik Reklam Şirketi, belediyenin reklam işlerini yapıyor. Resmi belgelere göre belediyenin reklam işlerini Eser Ofset isimli bir firma üstlenmiş durumda. Eser Ofset'in belediyeye kestiği faturaların içeriğine varana kadar aynısı Gerbay Elektronik Reklam Şirketi tarafından Eser Ofset'e kesiliyor. Bu şekilde Büyükerşen'in resmiyette belediyeye yapılan işlerle belgesel bir bağ kurulmasının önüne geçildi.

KIZI DA DAMADI DA İHYA OLDU

İhaleye çıkılmadan "Doğrudan Temin Madde Satın Alma Komisyonu" aracılığı ile işleri taşeron firmalarına veren Büyükerşen, yandaşlarını da ihmal etmedi. Gerbay Elektronik Reklam Şirketi'ne fatura taşeronluğu yapan Art Mekan ve Eskay Yapı Mimarlık firması bu komisyondan çok sayıda işi ihalesiz bir şekilde aldı. Eskay Yapı Mimarlık'ın sahibi de yine Nesrullah Mermer ve Yasemin Tuna. Yasemin Tuna Yılmaz Büyükerşen'in kızı.

İşte ihalesiz iş yapan şirketler

GERBAY ELEKTRONİK REKLAM LTD. ŞİRKETİ: Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen, şirketin büyük ortağı olarak yüzde 60 hisseye sahipken, belediyenin dekorcusu Nesrullah Mermer'in yüzde 6 ve Büyükerşen'in yakın arkadaşı Ahmet Durmaz'ın yüzde 34 his-sesi bulunuyor. Güçlü Otomotiv, ART Mekan, Eskay Yapı, MİMA İnşaat, Öncü Yeminli Mali Müşavirlik, Eser Ofset, Akbıyık Ofset, Etam Matbaacılık, Tam Matbaacılık, Bayel Basım.

Belediyeye katlamalı fatura

Büyükerşen'in yüzde 60 ortağı olduğu Gerbay Elektronik Reklam Şirketi'nin Eser Ofset vasıtası ile belediyeye katlamalı faturalar kestiği belirlendi. Yapılan işler karşılığında piyasa fiyatının 4-5 katı fazlaya kesilen faturalarla belediye zarara uğratıldı. İşler doğrudan temin yöntemiyle yapıldığı için belediyeye büyük zararlar verilirken, Büyükerşen'in ortağı olduğu firma Eskişehir gibi bir ilde belediyeye dolaylı yolla yaptığı işlerle 3 yılda iki kere sermaye artırımı yapabilmesi ile dikkat çekti.



Yerel Seçim 2009